9 Şubat 2026 Pazartesi

FARKINDA DEĞİLDİN | Şarkı | Şiir

 Farkında Değildin


Aynı denizi seviyorduk ikimiz de

Aynı yolu 

Aynı acıları 

Sen de farkında değildin

Ben de …


Aynı kenti seviyorduk ikimiz de

Aynı içeceği 

Aynı türküleri

Sen de farkında değildin

Ben de…


Aynı sokakları seviyorduk ikimiz de

Aynı ayakkabıyı

Aynı siyah paltoyu 

Sen de farkında değildin

Ben de…


Aynı kavgayı seviyorduk ikimiz de

Aynı yokluğu 

Aynı hüzünleri

Sen de farkında değildin 

Ben de…


Aynı kurşun vuruyordu bizi

Ve aynı yerde ölüyorduk

Ve hatta aynı mezardaydık

Sen de farkında değildin 

Ben de…





https://www.youtube.com/watch?v=YGUZn87PVTw

9 Kasım 2025 Pazar

DAĞ RÜZGARI

 Kim doğurup kim bıraktı seni o dağlarda

Yolunu kaybetmiş bir dağ rüzgarı gibisin
/ sahipsiz / yalnız / köksüz
Hem gece yalnızsın hem de gündüz
Kim doğurup kim yalnız bıraktı seni o dağlarda
Kalbini kayalara vurup vurup parçalamayı bırak
Kanatlarını kendi ellerinle kırmayı bırak
Bırak kendi ellerinle gözlerini oymayı da bırak
Oysa her sevda bir ihanet değil mi

Bırak artık şu sevdayı da bırak.



Mustafa Çatıkkaş
8 Kasım 2025
İstanbul







11 Ağustos 2025 Pazartesi

10 AĞUSTOS 2025...

Orson Welles'in bir şarkısı şöyle der;

''I know what ıt ıs to be young,
But you don't know, what ıt ıs to be old''...

Türkçesi;
'Ben gençliğin ne olduğunu biliyorum, Ama sen yaşlılığın ne olduğunu bilmiyorsun'.

Küçükken kırk yaşındaki bir insanı görünce sanki beş yüz yaşındaki birisini görmüş gibi olurduk.

Oysa kırk yaşını geçeli yirmi yıl olmuş.
Ne de çabuk geçmiş onca zaman,
Ne de çabuk geçmiş be onca yıllar...

İnsanın yaşı kaç olursa olsun,
Ruhu hep genç, ruhu hep çocuk.
Yaşlanan bedeni...

Oysa;
Ne kadar anı geride kaldı,
Ne kadar mutluluk, ne kadar acı geride kaldı.

Ne kadar geride kaldı arkadaş,
Ne kadar geride kaldı yaz, ne kadar kış...

Oysa;
Ne kadar dostumu kaybettim bu süreçte;
Ne kadar sevdiğim insanı kaybettim.
Kimi erken, kimi geç gitti bu dünyadan...
Ne kadar acı !
..........................................................................................................................................

Dün arayan-soran, yazan - çizen tüm dostlarıma kalben teşekkür ederim.
Herkese tekrardan selam, saygı ve hürmetlerimle;
Sağlıklı, mutlu, huzurlu yıllar dilerim.

Sağolunuz.

Mustafa Çatıkkaş
11 Ağustos 2025
İstanbul 




12 Şubat 2025 Çarşamba

BİRLİKTE GÜLDÜĞÜN İNSANLARI KAYBEDERSEN, ÖLÜRSÜN...

Keder ve üzüntü de gülmek gibi bulaşıcıdır.
Morali bozuk bir kişi, Sizin de moralinizi bozar,
Neşeli, gülen bir kişi ise kısa zamanda, Sizin de keyfinizi yerine getirir.
Yapılan araştırmalara göre;
''15 araştırmanın meta-analizine göre; kahkaha atmak, stres hormonu olan kortizol düzeyini % 36,7 oranında düşürür.'' denmektedir
Bir de adammış gibi, ciddiymiş gibi, asık suratlı, ölümcül, aşağılık kompleksli lavuklar var.
Bu tiplerden de uzak durmak lazım:
Her gün moralimizi bozacak olayları bilerek çıkarıyorlar
Bilerek hepimizi hasta ettiler, hasta ediyorlar.
Şu an aramızdaki en sağlıklı kişi; ruh hastası oldu.
Bu zamlara;
Bu faturalara,
Bu fakirliğe,
Bu bozulmaya,
Bu soytarılıklara,
Bu baskıya hangi can dayanabilir ki?
Her şeye rağmen;
Moralimizi yüksek tutmaya çalışmamız lazım,
Umudumuzu yüksek tutmamız lazım,
Neşemizi yüksek tutmamız lazım,
Bizlere iyi gelen dostlarımızla daha çok vakit geçirmemiz lazım.
Ne diyordu bir filmde;
''Uyursan, ölürsün''
Moralini kaybedersin; ölürsün,
Umudunu kaybedersen, ölürsün,
Neşeni kaybedersen, ölürsün,
Dostlarını kaybedersen, ölürsün.
Birlikte güldüğün insanları kaybedersen, ölürsün.
12 Şubat 2025
Mustafa Çatıkkaş





16 Aralık 2024 Pazartesi

FAKİR ANKİSİYETİSİ...

Ankisiyete; ''Gündelik hayatta, çevresel, bilişsel ve toplumsal faktörlerin yarattığı stres ve baskının tetiklediği korku, endişe ve kaygı hissidir.''şeklinde tanımlanır.

Ankisiyetenin nedenleri ise;
''Beyin kimyasallarındaki değişimler, genetik, stres, kronik hastalıklar, (diyabet, kalp, koah gibi), kullanılan ilaçlar, uyuşturucu gibi zararlı maddeler ve çevresel faktörler vb.''' gibi gösterilebilir.
Öte yandan çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar ( anne - baba boşanması, aile içi erken ölümler, cinsel taciz vs. de önemli ankisiyteinin nedenleri arasında gösterilebilir.
Ankisiyetinin türleri ise;
Saplantı bozukluğu,
Panik atak,
Travma sonrası stres,
Kaygı bozukluğu,
Agorafobi,
Ve sosyal fobi olarak gösterilir.
Ankisiyete krizinin belirtileri;
Kötü bir şey olacakmış duygusuyla kaygı ve korku yaşama
Midede karıncalanma
Baş dönmesi
Hızlı nefes alıp-verme
Nefes darlığı
Kalp atışında düzensizlik
Terleme ve sıcak basması
Uyku bozukluğu yaşama
Bitkinlik
Göğüs ağrısı
Geceleri yatarken dişleri gıcırdatma vb. olarak gösterilebilir...
Ve gelelim sonuç bölümüne; Ankisiyete nasıl geçer?
Nefes egzersizleri,
Ayağa kalkma,
Vücudu dik tutma,
Bir işle meşgul olmak,
Şekerden uzak olmak,
Yaşadığınız ana konsantre olmak gibi göstrerilebilir.
Yukarıdaki tanım ve analizler herkes için geçerlidir.
Bir de sadece fakirlerin yaşadığı ankisiyetesi vardır.
Fakir ankisiyetisi;
Kirayı ödeyememe ankisiyetisi,
Faturaları ödeyememe ankisiyetisi,
Her gün zam gelecek ankisiyetisi,
Elektrik kesilecek ankisiyetisi,
Doğalgaz kesilecek ankisiyetisi,
Su faturası ödenemeyecek ankisiyetisi,
Sınav ankisiyetisi,
Karım beni bırakacak ankisiyetisi,
Ben güzel değilim ankisiyetisi,
Sosyal medya hesaplarım çalınacak ankisiyetisi,
Gösteriş yapamıyorum ankisiyetisi,
Emekli maaşıyla geçinemiyorum ankisiyetisi gibi gösterilebilir.

24 Kasım 2024 Pazar

ÖĞRETMENLER GÜNÜ...

Eğitim hayatım boyunca,
Karagöl İlkokulu, Yeşilova İlkokulu, Sefaköy Yeşilova Ortaokulu, Kabataş Erkek Lisesi, Sefaköy Lisesi, Akdeniz Üniversitesi olmak üzere, Altı okulda okudum.
Sivas, İstanbul ve Antalya olmak üzere; Üç şehirdeki okullarda okudum.

İlk öğretmenim Selver Hanımdı.
Köydeki okula gelmesine rağmen kasabada otururdu.
Yaşadığı özel bir yas nedeniyle sürekli siyah giyindiği söylenirdi.
İlkokul 3. sınıfın yaz tatilinde İstanbul'a geldim.

İlkokul 4. sınıftan itibaren İstanbul Sefaköy Yeşilova İlkokulunda Nurcihan Hanım Öğretmenim oldu.

Sanırım insan bütün öğretmenlerine saygı duyuyor ama en çok ilkokul öğretmenini seviyor.

Ve insan doğası gereği;
Elbette; Bazı öğretmenlerini diğerlerinden biraz daha çok seviyor olabiliyor, Ama zaten tüm öğretmenlerimiz de hepimizi aynı derece sevmiyor değil mi, Bu çok normal bir durum...

Hepsi birbirinden saygın onlarca öğretmenim oldu.
Kimisi dövdü, kimisi sevdi, kimisi bağırdı, kimisi çağırdı. Ama kesinlikle hemen hemen hepsi bizler için ellerinden gelenin fazlasını yaptı, yapmaya çalıştı.
Başta öğrencisi olduğum tüm öğretmenlerimin ellerinden öpüyorum.
Allah hepsinden razı olsun.
Aramızdan ayrılanların mekanı cennet olsun, yaşayanlara sağlık, mutluluk ve huzurlar diliyorum.

Ve yine elbette;
Arkadaşım olan öğretmenlerimin,
Dostum olan öğretmenlerimin,
Yaşamlarını takip ettiğim çok değerli öğretmenlerimin 'Öğretmenler Günü'nü tebrik ediyorum.

Tekrardan benden büyük öğretmenlerimin ellerinden,
Benden küçük öğretmenlerimin gözlerinden öperim.
Öğretmenler gününüz kutlu olsun.

Sevgili Öğretmenimiz Adem Varol'u unutmamız mümkün değil.
Nurlar içinde yatsın.






FARKINDA DEĞİLDİN | Şarkı | Şiir

 Farkında Değildin Aynı denizi seviyorduk ikimiz de Aynı yolu  Aynı acıları  Sen de farkında değildin Ben de … Aynı kenti seviyorduk ikimiz ...